Hiçbir şey değerli görünmüyor. Benim düşüncelerim çok eski. Hepsini daha önce düşünmüştüm. Sonuçta yaşamanın ne anlamı var Anne?
(Nothing seems worthwhile. My very thoughts are old. I've thought them all before. What is the use of living after all, Anne?)
L.M. Montgomery'nin "Anne of the Island" adlı eserinde karakter, hayatında hiçbir şeyin değerli olmadığını hissederek derin varoluşsal umutsuzluğu ifade eder. Düşünceleri üzerinde derinlemesine düşünür, bunların bayat ve tekrarlı geldiğini fark eder ve bu da onu varoluşunun amacını sorgulamaya yönlendirir. Bu anlamsızlık duygusu onun ruhuna ağır bir yük bindiriyor ve monoton bir gerçeklik gibi görünen şeyin ortasında anlam bulma mücadelesine işaret ediyor.
Bu duygusal çalkantı sayesinde karakter, hayatın derin zorluklarıyla ve amaç arayışıyla boğuşuyor. Alıntısında yakalanan duygu, kişisel iç gözlemin bir iç krizi ortaya çıkardığı bir kırılganlık anının somut örneğidir. Özellikle kişi kendi düşüncelerinden ve deneyimlerinden kopuk hissettiğinde, yaşamda anlam arayışına yönelik evrensel mücadeleyi vurgular.