Kendileri için çok az yer vardı ve tüm Çinlilerin en eski hanedanlardan yaptıkları gibi kendilerini korudular.
(There was too little space for their own-and they guarded their own as all Chinese had done from the earliest dynasties.)
Alıntı, ülkenin yoğun nüfuslu yapısı nedeniyle alan ve kaynakların her zaman yakından korunduğu Çin toplumunun tarihsel bağlamını yansıtıyor. Bu kıtlık, bireylerde kendi topraklarını ve mallarını şiddetle koruma içgüdüsünün güçlü olmasına yol açmaktadır. Kişinin kendi alanını koruma vurgusu, antik hanedanlardan modern zamanlara kadar Çin tarihi boyunca yinelenen bir temadır.
Robert Ludlum, "The Bourne Supremacy"de bu duyguyu, karakterlerin daralmış bir dünyada baskılara nasıl tepki verdiğini göstermek için kullanıyor. Kişinin kendini koruma fikri, karakterlerin mücadelelerini uzay ve güvenlikle ilgili Çin gelenekleri ve değerlerine ilişkin daha geniş bir tarihsel perspektife bağlayarak hayatta kalma, sadakat ve kültürel kimlik gibi daha derin temaları akla getiriyor.