Zenginlik, kişinin ondan keyif alması gereken zamanın miktarıyla orantılıdır.
(Wealth is relative to the amount of time one has to enjoy it.)
Robert Ludlum'un "The Bourne Identity" adlı eserinde zenginlik kavramı zamanın merceğinden inceleniyor. Alıntı, zenginliğin yalnızca parasal değerle ilgili olmadığını, aynı zamanda bu zenginliğin tadını çıkarmak için mevcut zamanla da ilgili olduğunu vurguluyor. Temel olarak, bir kişinin kaynaklarını takdir etme yeteneğinin, bunu deneyimlemek için hayatında ne kadar zamana sahip olduğuyla yakından bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Bu bakış açısı okuyucuları, hayattaki uğraşlarla kişinin halihazırda sahip oldukları şeylerden keyif alması arasında denge kurmanın önemi üzerinde düşünmeye davet ediyor.
Bu fikir, zenginliği tanımlama şeklimizi yeniden şekillendiriyor ve bireyleri yaşam deneyimlerini ve önceliklerini dikkate almaya teşvik ediyor. Zaman olmadan en zengin bireylerin bile kaynaklarını anlamsız bulabileceğini öne sürüyor. Bu nedenle bu alıntı, zenginliğin değerinin aynı zamanda hayattan zevk alarak geçirilen zaman ve yolculuk boyunca edinilen deneyimler zemininde ölçülmesi gerektiğinin bir hatırlatıcısıdır.