O gece eve giderken, bir farkındalık beni vurdu: Hayattaki avantajlarım üstünlük veya zeka değil, daha çok şans. Bilgiye sahip olmasına rağmen, hala yönsüz hissedebileceğine dair bir düşüncedir. Birçok insan derin sıkıntıya dayanır, ancak umutsuzluğa yenilmek yerine, bakışlarını umut ve esnekliğe doğru yükseltirler. Bu yansıma beni kendi tutumumdan ve başkalarına karşı empatinin öneminden haberdar etti.
Yalnızlık anlarında, dünyanın gürültüsü kaybolduğunda, ortak bir insanın rahatlık, sevgi ve huzur arzusunu ortaya çıkarırız. Bu evrensellik, mücadele zamanlarında birbirimizle olan bağlantımızın altını çiziyor. Hepimizin benzer şeyleri aradığımızı kabul etmek, şefkat ve anlayışı teşvik edebilir, bizi yaşam yoluyla yolculuklarımızda birbirimize desteklememize teşvik edebilir.