O bir askerdi ve eğer birisi ona büyüdüğünde ne olmak istediğini sorsaydı, bunların ne anlama geldiğini bilemezdi.
(He was a soldier, and if anyone had asked him what he wanted to be when he grew up, he wouldn't have known what they meant.)
"Ender'in Oyunu"nda baş kahraman, askeri eğitiminin özünü temsil eden bir asker olarak tasvir ediliyor. Alıntı, kişisel hırs kavramının savaşın taleplerinin gölgesinde kaldığı bir dünyada yetiştirilme tarzını yansıtıyor. Onun için gelecekteki bir kariyeri seçme fikri yabancıdır çünkü hayatta kalma ve görev, geleneksel özlemlerin önündedir.
Bu bakış açısı hikayedeki genç karakterlerin koşullanmasını vurguluyor ve kimliklerinin kişisel arzulardan çok dış tehditlerle mücadeledeki rolleri tarafından şekillendiğini öne sürüyor. Alıntı, çocukluğun kaybı ve toplumun dayattığı sorumluluk yükleri gibi romanın daha geniş temalarına değiniyor.