Pratiklik ve ahlak arasındaki gerginliğin araştırılmasında Philip K. Dick, uygun veya pragmatik olandan ziyade, kişinin etik inançlarına dayalı seçimler yapmanın önemini vurgular. Bu iki ilkenin çatışabileceği zamanlar olduğunu ve bireyleri ahlaki pusulalarını pratik düşünceler üzerinde önceliklendirmeye zorladığını öne sürüyor. Bu fikir, karar verme sürecinde doğru ve yanlışın doğasına ilişkin daha derin bir felsefi soruşturmayı yansıtıyor.
Dick'in bakış açısı, bu tür seçimler kısa vadede daha önemli zorluklara veya dezavantajlara yol açabilse bile kişisel değerlere bağlılığı teşvik eder. Ahlaki bütünlüğü savunarak, okuyuculara eylemlerinin daha geniş etkilerini dikkate almaları ve sadece verimlilik veya pratik başarıdan ziyade prensiplere yönelik bir yaşam aramaları için ilham verir.