Gerçek dünyada mantıksız şeyler oluyordu, imkansız tesadüfler oluyordu çünkü olasılık, tesadüflerin nadiren gerçekleşmesini gerektiriyordu ama hiçbir zaman gerçekleşmemesini gerektiriyordu.
(In the real world irrational things happened, impossible coincidences happened, because probability required that coincidences rarely, but not never, occur.)
Orson Scott Card, "Sürgündeki Ender"de gerçekliğin doğasını ve olasılığın hayatımızdaki rolünü araştırıyor. Alıntı, olası olmayan olayların nadir olmasına rağmen hala mümkün olduğunu vurguluyor. Bu, hayatın bazen mantığa aykırı davranarak beklenmedik sonuçlara ve mantıksız görünen tesadüflere yol açabileceğini gösteriyor. Bu tür olaylar bize evrenin karmaşık şekillerde işlediğini, olağandışı olanın ara sıra gerçeğe dönüşebildiğini hatırlatır.
Yazar, olağanüstü tesadüflerin olasılık dışı olmasına rağmen gerçekleşebileceğini kabul ederek okurları hayatın öngörülemezliğini kucaklamaya teşvik ediyor. Bu, kitapta insan deneyimlerinin ve ilişkilerinin öngörülemezliğine ilişkin daha geniş bir temayı yansıtıyor. Card'ın içgörüleri, tesadüfi olayları nasıl algıladığımız ve bunların hayatımızı şekillendirmede içerebilecekleri önem konusunda daha derin bir düşünceye yol açıyor.