Aslına bakılırsa, onların iyiliği için iyi niyetle planlanmış olan bu Hükümet tekeli altında yoksulları açlıktan ölmekten alıkoyan tek şey kaçakçılıktı.
(Indeed, nothing but smuggling kept the poor from starving to death under that Government monopoly, benevolently planned for their good.)
Alıntı, onların çıkarlarına en uygun şekilde hareket ettiğini iddia eden bir hükümet altında alt sınıfların karşılaştığı korkunç koşulları vurguluyor. Hükümet iyi niyetli tekeline rağmen yoksulların temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, bu da açlığa yol açıyor. Kaçakçılığın hayatta kalmanın tek yolu olarak ortaya çıkması, hükümet politikaları ile dezavantajlıların günlük yaşamının gerçekleri arasındaki önemli kopukluğu gösteriyor.
Rose Wilder Lane'in "Özgürlüğün Keşfi: İnsanın Otoriteye Karşı Mücadelesi" kitabından alınan bu ifade, hükümet kontrolünün etkinliğini eleştiriyor. Otorite paternalist bir görüşe sahip olsa da, acı gerçek şu ki, bu tür düzenlemeler yoksulluğu hafifletmek yerine daha da kötüleştirebilir. Kaçakçılığa bel bağlama, sistematik baskıyla ötekileştirilenlerin dayanıklılığının altını çiziyor ve onların zorluklara rağmen direnme ve hayatta kalma kararlılığını sergiliyor.