Minik fare bebeğinin pençesi dışarı çıkarken havaya kalktı, Pleeze, Farver H'Abbit, geç saatlere kadar kalıp kapı ve anahtarları arayabilir miyiz lütfen? Glisam oturup kucağına tırmanan minik farebebeğini izledi. Hayır, korkarım yapamazsın ufaklık. Farebebek alt dudağını dışarı çıkarırken Başrahip, neyin geleceğini bildiğinden bitkin bir şekilde gözlerini ovuşturdu. Peki neden Farver? Çünkü yatman gerekiyor. Peki neden Farver? Çünkü sen sadece bir bebeksin ve uykuya ihtiyacın var. Peki neden Farver? Böylece büyük ve güçlü büyüyebilirsin. Peki neden Farver?
(The very tiny mousebabe's paw shot up as he piped out, Pleeze, Farver H'Abbit, can us stay up late to look for doors'n'keys pleeze? Glisam sat watching the tiny mousebabe, scrambling up onto his lap. No, I'm afraid you can't, little one. The Abbot rubbed his eyes wearily, knowing what was coming as the mousebabe stuck out his lower lip. But why, Farver? Because you have to go to bed. But why, Farver? Because you're only a babe, and you need your sleep. But why, Farver? So you can grow up big and strong. But why, Farver?)
Minik farebebek hevesle Başrahip'e kapı ve anahtar aramak için geç saatlere kadar uyanık kalıp kalamayacağını sordu. Başrahip Glisam, fare bebeğinin kucağına tırmanmasını izledi ve art arda gelecek soruları şimdiden öngördü. Farebebeğin masum merakı devam etti ve hayal kırıklığı içinde dudağını dışarı çıkardı.
Glisam, fare bebeğinin ayakta kalamayacağını çünkü güçlü ve sağlıklı büyümesi için uykuya ihtiyacı olduğunu açıkladı. Başrahip'in her yanıtı, çocuğun anlama arzusunu yansıtan başka bir "neden" ile karşılandı. Bu etkileşim, aralarındaki şefkatli alışverişi ve çocukluk merakının masumiyetini vurguluyor.