Yine de, sonuçta, binlerce istediği gibi duyarsız ve önemsemeden uzaklaştı, vahşi değil, daha mutlu bir adam ..?
(Yet, after all, insensible as he is to a thousand wants, and removed from harassing cares, my not the savage be the happier man..?)
"Typee: Polinezya Yaşamında Bir Peep" de Herman Melville, mutluluk ve insan isteklerinin doğası hakkında düşündürücü bir soru gündeme getiriyor. Medeniyetin stresleri ve talepleri ile dokunulmayan bir vahşi yaşamı, sayısız ihtiyaç ve endişeyle boğuşan modern bireylerin zıttır. Savage'ın bu arzulara karşı duyarsızlığı ona daha zengin bir barış ve memnuniyet duygusu verebilir, bu da daha basit bir varoluşun daha fazla mutluluğa yol açabileceğini düşündürür.
Melville, okuyucuları modern yaşamın karmaşıklıklarının gerçek neşeyi engelleyip engellemediğini düşünmeye davet eder. Savage'ın "tacizleri taciz" eksikliğini vurgulayarak, toplumsal baskıların olmamasının yaşamın daha derin bir takdirine izin verebileceğini ima ediyor. Bu tefekkür, mutluluğun, isteklerin yerine getirilmesinden değil, onlardan kurtuluştan kaynaklanabileceğini ve değişen yaşam tarzlarının doğasında var olan değerler üzerinde felsefi bir yansıma önerebileceğini düşündürmektedir.