Aptal ve dürüst bir adam ile akıllı ve sahtekar bir adam arasında ilkini ben seçeceğim. Ondan pek bir şey alamayacağım ama diğer adamla sahip olduklarımı koruyamam.
(Between a fellow who is stupid and honest and one who is smart and crooked, I will take the first. I won't get much out of him, but with that other guy I can't keep what I've got.)
Bu alıntı dürüstlüğün kurnazca manipülasyona karşı değerini vurguluyor. Dürüstlüğü seçmek, daha az akıllı veya becerikli olmak anlamına gelse bile, çoğu zaman daha sürdürülebilir ilişkilere ve güvene yol açar. Konuşmacı sahtekarlıkla birleşen yüzeysel zeka yerine gerçek karaktere öncelik veriyor gibi görünüyor. Dürüstlüğün uzun vadeli faydalar sağlayabileceğini, sahtekârlığın ise kısa vadede potansiyel olarak kârlı olsa da kişinin inşa ettiği şeyi aşındırma riski taşıdığını hatırlatır. Bu alıntı, güvenilirliğin ve samimiyetin kalıcı başarının temeli olduğu fikrini yansıtıyor.