Ama örneğin bir ceketin yirmi yarda keten kumaşla mı, yoksa kırk yarda keten kumaşla mı değiştirilebileceği bir şans meselesi değildir; nesnel koşullara, sırasıyla ceketin ve ketenin içerdiği toplumsal olarak gerekli emek-zamanının miktarına bağlıdır.
(But whether, for example, a coat can be exchanged for twenty yards of linen cloth or for forty yards is not a matter of chance, but depends upon objective conditions, upon the amount of socially necessary labor time contained in the coat and in the linen respectively.)
Rudolf Hilferding'in bu alıntısı, özellikle emek değer teorisi çerçevesinde, ekonomideki değer teorisine dair derin bir anlayış sunuyor. Piyasa mübadelelerinin keyfi ya da rastgele şansın sonucu olmadığını, somut, ölçülebilir ekonomik gerçeklere, özellikle de malların üretimine yatırılan toplumsal olarak gerekli emek zamanına dayandığını vurguluyor. Bir palto ile keten kumaş arasındaki karşılaştırma, değerin yüzeysel veya değişken taleplerden ziyade, doğası gereği emeğe nasıl bağlı olduğunu göstermeye hizmet eder.
Modern bir perspektiften bakıldığında bu, yalnızca arz ve talebin veya öznel tercihlerin belirlediği bazı ortak değer anlayışlarına meydan okuyor. Bunun yerine Hilferding, emeği değer yaratımının kaynağı olarak gören klasik politik ekonomi ve Marksist teoriyle uyumlu olarak değeri nesnel faktörlere dayandırıyor. Bu, malların üretildiği koşullar, emeğin verimliliği ve üretim maliyetlerini şekillendiren sosyal bağlamlar hakkında daha derin düşünmeye davet ediyor. Bu aynı zamanda sosyalizm ve sömürünün bu nesnel değerlendirmeleri çarpıtabileceği kapitalist piyasaların eleştirileri açısından da önemli çıkarımlar ortaya çıkarmaktadır.
Dahası, bu alıntı ekonomi ve sosyal yapılar arasındaki önemli bağlantıyı vurguluyor. "Toplumsal olarak gerekli emek süresi" fikri, emek üretkenliğinin ve toplumsal örgütlenmenin, malların nasıl değerlendirileceği ve değiş tokuş edileceği konusunda hayati rol oynadığını ima eder. Bu, ekonomik teori, sosyoloji ve politik ekonominin birbirine bağlılığını güçlendirir.
Genel olarak alıntı, yüzey seviyesindeki piyasa fiyatlarının ötesindeki değeri anlamaya yönelik analitik bir yaklaşımı teşvik ederek, emtiaların ardındaki emek ve sosyal bağlamın tanınmasını teşvik ediyor. Bu bakış açısı bugün adil ticaret, işçi hakları ve sürdürülebilir ekonomiler tartışılırken geçerliliğini koruyor.