Aday Obama, Washington'un çalışma şeklini değiştirme sözü verirken ya son derece saftı ya da kasıtlı olarak samimiyetsizdi. Umut ve Değişim vaadinin kökeni Washington'un işleyiş tarzının kökünden sökülmesine dayanıyordu. Ancak reddetmek yerine hepsini benimsedi: gizliliği, kapalı kapıları, siyasi ayrıcalıkları, neredeyse suç teşkil eden ihmali.
(Candidate Obama was either exceptionally naive or willfully disingenuous when he vowed to change the way Washington works. The very promise of Hope and Change was rooted in uprooting the Washington modus operandi. But instead of rejecting it, he embraced it all - the secrecy, the closed doors, the political favors, the near - criminal negligence.)
Bu alıntı, Başkan Obama'nın kampanya vaatleri ile göreve geldikten sonraki eylemlerinin gerçekliği arasındaki derin şüpheyi yansıtıyor. Siyasi manzarayı dönüştürme taahhüdünün ya saf idealizme dayandığını ya da samimiyetsizliğin hesaplanmış bir biçimi olduğunu öne sürüyor. 'Umut ve Değişim' ifadesi geniş yankı uyandırdı ve şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirliğe dayanan bir siyasi revizyon arzusunu simgeliyordu. Ancak eleştiri, yönetimin Washington'da yaygın olan yerleşik gizlilik, adam kayırma ve ihmal uygulamalarını ortadan kaldırmak yerine görünüşte bu unsurları sürdürdüğüne ve hatta benimsediğine işaret ediyor. Retorik ile gerçeklik arasındaki bu kopukluk, somut değişimin olmadığı durumlarda siyasi kampanyalarda slogancılığın etkinliği hakkında soruları gündeme getiriyor. Bu tür yorumlar, beklentilerin yüksek olduğu ancak algılanan sonuçların yetersiz kaldığı durumlarda siyasi söyleme nüfuz edebilen şüpheciliğin altını çiziyor. Aynı zamanda Amerikan siyasetinde süregelen zorluğun da altını çiziyor: Reform vaatlerini sistemik sorunları ortadan kaldıracak somut eylemlere dönüştürmenin zorluğu. Sonuçta bu alıntı, hem yönetimi hem de seçmenleri, mevcut iktidar yapılarında gerçek değişimin mümkün olup olmadığını veya bu tür vaatlerin genellikle arkasında çok az içerik bulunan siyasi optiklerden ibaret olup olmadığını düşünmeye zorluyor.