Daha önce nasıl göründüğüme asla odaklanmazdım çünkü sadece 'iyi' olduğumu düşünürdüm. Bu yüzden odak noktam iyi okumak, dersleri iyi olmak ve okul kaptanı olmaktı. Kişiliğim okuduklarıma bağlıydı, sihirli bir genetik şeye değil.
(Earlier, I would never focus on how I looked because I thought I was just 'OK.' So my focus was on being well-read, good in studies, school captain. My personality depended on what I read, not on some magical genetic thing.)
Bu alıntı, öz algının önemini ve kişisel başarıların ve zekanın kişinin kimliği üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Dış görünüşe değer vermekten içsel nitelikleri ve başarıları takdir etmeye uzanan bir yolculuğu yansıtır. Karakterin yüzeysel özelliklerden ziyade bilgi ve deneyimlerle nasıl şekillendiğini vurgulamak, kişisel gelişim ve özgünlük zihniyetini teşvik eder. Böyle bir bakış açısı, gerçek güvenin yalnızca görünüşten ziyade kişinin değerlerinden ve yeteneklerinden kaynaklandığının farkına vararak bireylere kendi içsel niteliklerine ve kişisel gelişimlerine odaklanmaları için ilham verebilir.