Her zaman garip bir yabancı aksanla gönül dilini konuşurdu.
(He would always speak the language of the heart with an awkward foreign accent.)
"Her zaman garip bir yabancı aksanla kalp dilini konuşurdu" sözü, gerçek duyguları iletmek için çabalayan bir kişiyi ima ederek, duyguları ile bunları ifade etme yetenekleri arasındaki kopukluğu belirtir. "Yabancı aksan" metaforu, niyetlerinin samimi olmasına rağmen ifade tarzlarının olağandışı veya yersiz olabileceğini ima ederek duygusal iletişimin karmaşıklığını vurguluyor.
Orson Scott Card'ın "Hegemonun Gölgesi"nde bu fikir, kimlik ve bağlantı temalarıyla yankılanıyor. Karakterler kendi iç düşünceleri ve duygularıyla boğuşuyor ve bu da çoğu zaman yanlış anlaşılmalara yol açıyor. "Kalbin dilini" konuşma kavramı, gerçek duyguları aktarmanın evrensel zorluğunu yansıtır ve içten iletişimin insan ilişkilerinde hem hayati hem de bazen zorlayıcı olduğunu öne sürer.