Ben edebi anlamda bir romantiğim, bununla bir duygunun geçici olmasının onun değerli olmadığı anlamına gelmediğini düşünen Romantik şairleri kastediyorum. Eğer değerin tek kriteri bir şeyin kalıcı olup olmadığı ise o zaman insan hayatının tamamı zaman kaybıdır.
(I am a romantic, in a literary way, by which I mean the Romantic poets, who thought just because a sensation is fleeting doesn't mean it isn't valuable. If the only criterion of value is whether something lasts, then the whole of human life is a waste of time.)
Alıntı, romantizmin özünü araştırıyor ve geçici duyumların ve kısacık anların derin önemini vurguluyor. Yalnızca kalıcı veya kalıcı başarıların değerli olduğu şeklindeki geleneksel düşünceye meydan okuyor; bunun yerine geçici deneyimlerin (geçici bir duygu, kısa bir güzelliğe bakış veya bir anlık ilham gibi) doğası gereği değerli olduğunu öne sürüyor. Bu bakış açısı, duyguyu, bireysel deneyimi ve doğanın yüce yönlerini saf akılcılığın önüne koyan Romantik şairlerde derin bir yankı uyandırır. Yaşamın değerinin yalnızca kalıcılığa bağlı olmadığı fikri, şimdiki zamanın daha bilinçli bir şekilde değerlendirilmesini teşvik eder ve bizi geçici olanın anlamını bulmaya teşvik eder - ister geçen bir gün batımı, ister kısa bir aşk hissi veya ilham verici bir sanat eseri olsun. Tüm geçici anları önemsiz olarak göz ardı edersek, genellikle hızla sönen anların aydınlattığı insan deneyiminin zenginliğini kaçırma riskiyle karşı karşıya kalırız. Bu alıntı, değer algılarımızın hayata olan takdirimizi nasıl şekillendirdiği üzerine düşünmeye davet ediyor. Bize, dolu dolu yaşamanın ayrılmaz parçaları olarak geçici, kusurlu ve geçici olana değer vermemizi hatırlatır. Bunu yaparak, güzelliği kısalıkta ve önemi geçicilikte bulabiliriz, böylece özgün ve tutkulu yaşamanın ne anlama geldiğine dair daha derin bir anlayış geliştirebiliriz.