İnsanların çok fazla kurguya sahip olduğunu düşünüyorum. Ama biliyorsunuz, Facebook'un gerçek hikayesi bunca zamandır çok çalışmamızdır. Demek istediğim, gerçek hikaye muhtemelen oldukça sıkıcıdır, değil mi? Yani altı yıl boyunca bilgisayarlarımızın başında oturup kodladık.
(I just think people have a lot of fiction. But, you know, I mean, the real story of Facebook is just that we've worked so hard for all this time. I mean, the real story is actually probably pretty boring, right? I mean, we just sat at our computers for six years and coded.)
Mark Zuckerberg'in bu alıntısı, Facebook gibi başarılı teknoloji girişimlerini çevreleyen, çoğunlukla romantikleştirilmiş ve sansasyonelleştirilmiş anlatılara samimi bir bakış sunuyor. Zuckerberg, birçok insanın başarıların nasıl elde edildiğine dair ayrıntılı hikayeler ("birçok kurgu") yaratma eğiliminde olduğu kamusal algı ile gerçeklik arasındaki karşıtlığın altını çiziyor. Gerçekte, onun da vurguladığı gibi, temel, ısrarcı sıkı çalışma, özveri ve saatlerce bilgisayar arkasında kodlama yapmak gibi genellikle monoton ve gösterişsiz, odaklanmış sayısız çaba üzerine inşa edilmiştir. Yenilik ve başarının ani deha hamleleri ya da dramatik atılımlardan ziyade çoğu zaman disiplinli çalışmanın sonucu olduğunu bize hatırlatır. Bu bakış açısı hem alçakgönüllü hem de motive edici olabilir; istekli girişimcileri ve yaratıcıları azim, sabır ve tutarlılığa değer vermeye teşvik edebilir. Ayrıca bu alıntı, ışıltılı mitleri ortadan kaldırarak ve gerçek, sürekli çabaya vurgu yaparak başarı fikrinin gizemini ortadan kaldırıyor. Zuckerberg'in gerçek hikayeyi 'oldukça sıkıcı' olarak nitelendirmesindeki alçakgönüllülük, aynı zamanda başarıya giden yolculuğun insanların beklediği heyecandan yoksun olabileceğini, ancak gerçeğe dayandığı için daha az sıra dışı olmadığının anlaşılmasını da yansıtıyor. Bu, genellikle gerçek başarının temelini oluşturan yavaş ve istikrarlı süreci benimsemek için hedeflerine doğru çalışan herkes için bir ilham kaynağı olarak hizmet eder.