Ben biseksüelim.
(I'm bisexual.)
Bu ifade, cinsel yönelimin açık bir beyanıdır ancak kimlik ve toplumsal algılar açısından önemli bir ağırlık taşımaktadır. Birinin biseksüelliğini benimsemek çoğu zaman hem içsel hem de dışsal olarak karmaşık bir kabullenme ortamında gezinmeyi içerebilir. Çoğu kişi için biseksüel olmakla yüzleşmek, cinsellikle ilgili mevcut stereotiplere ve yanlış anlamalara meydan okuyan bir yolculuk olabilir. Özellikle biseksüellikle bazen ilişkilendirilebilen damgalanma göz önüne alındığında, kişinin böylesine kişisel bir yönü hakkında açıkça ve dürüstçe konuşmak cesaret gerektirir.
Bir kavram olarak biseksüellik, aşk ve arzunun katı kategorilerle sınırlı olmadığını, bir spektrumda var olduğunu vurgulayarak insani çekiciliğin akışkanlığını öne çıkarıyor. Bu farkındalık, insan ilişkilerine dair daha kapsayıcı bir anlayışı teşvik eder ve toplumu ikili cinsellik kavramlarının ötesine geçmeye teşvik eder. Birisi "Ben biseksüelim" dediğinde, bu onun kimliğinin onaylanması ve daha fazla anlayış ve kabul için bir davet anlamına gelir.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, bu beyan aynı zamanda güçlendirici bir an olarak da hareket edebilir ve kendi kimliklerinden emin olmayan veya tereddüt eden başkalarını cesaretlendirebilir. Biseksüellik gibi farklı yönelimlerin görünürlüğü bu kimliklerin normalleşmesine yardımcı olur ve ötekileştirmeyi azaltır. Herkesin sevgiyi deneyimleme ve ifade etme benzersiz yollarının saygıyı ve takdiri hak ettiğini bize hatırlatır.
Biseksüelliği ifade etmek bazen çeşitli sosyal beklentilerin kesiştiği noktada duruyormuş gibi hissettirebilir, ancak sonuçta özgünlüğün öneminin altını çizer. Bireyler bu kimliği açıkça paylaşarak, daha fazla farkındalık ve kabulü teşvik eden, stereotipleri yıkan ve daha kapsayıcı bir toplumu teşvik eden diyalogların açılmasına katkıda bulunurlar.
---Nicholas Dettmann---