Alıntı, derin acı çekmenin, geleneksel mutluluğun değerini veya arayışını azaltabileceği fikrine değiniyor. Mutluluğun evrensel olarak gerekli veya anlamlı olduğu fikrine meydan okuyor, bunun yerine belki de gerçek tatminin veya anlayışın yüzeysel sevincin ötesinde yattığını öne sürüyor. Bu bakış açısı, insanın çektiği acıların karmaşıklığı ve insanların tatmini yorumlama biçimlerinin farklı olduğu üzerine düşünmeye davet eder; bazıları mutluluğu basit zevklerde bulabilir, bazıları ise mutluluğu kişisel mücadelelerin ortasında yüzeysel veya ulaşılamaz görebilir. Anlamlı bir yaşam için mutluluğun gerçekten gerekli olup olmadığını veya anlam, amaç veya dayanıklılık gibi diğer durumların daha hayati olup olmadığını düşünmemizi sağlar. Böyle bir iç gözlem, insan deneyimine ve memnuniyetin çeşitli tanımlarına ilişkin anlayışımızı derinleştirebilir.
Yorumlar SPAM, küfürlü, konu dışı, küfür içeriyor, kişisel saldırı içeriyor veya herhangi bir türde nefreti teşvik ediyorsa yayınlanmak üzere onaylanmayacaktır.