Başkalarını günahlarından dolayı küçümseyen biri değilim. Kendime bundan daha kötüsünü yaptım demediğimi henüz bulamadım.
(I'm not one to despise other people for their sins. I haven't found one yet, that I didn't say to myself, I've done worse than this.)
Orson Scott Card'ın "Speaker for the Dead" adlı eserinde anlatıcı, insanın kusurluluğuna dair derin bir anlayışı ifade ediyor. Başkalarını yanlışlarından dolayı kınamak yerine, kendi hayatları üzerinde düşünürler ve kendilerinin de hata yapmış olduğunun farkına varırlar. Bu bakış açısı empatiyi ve kişisel farkındalığı teşvik ederek bireyleri kendi eksikliklerine göre başkalarına ilişkin yargılarını yeniden gözden geçirmeye teşvik eder.
Alıntı ortak bir mücadelenin altını çiziyor: Kendi hatalarımızı görmezden gelirken başkalarını eleştirme eğilimi. Konuşmacı, daha kötü eylemlerde bulunduğunu kabul ederek şefkati ve insan kusurlarının kabulünü savunur. Bu yaklaşım yalnızca affetmeyi teşvik etmekle kalmaz, aynı zamanda insanları ortak hata ve kefaret deneyimleri aracılığıyla birleştirir.