Eskiden kimsenin gösteri dünyasına girmemesi gerektiğini düşünürdüm ama şimdi farklı hissediyorum. Artık bunun harika bir kariyer olduğunu hissediyorum. Eğer bunu yapıp para kazanabiliyorsanız ve yine de normal bir hayata sahip olacak kadar ünlü olamıyorsanız, o zaman bunun harika bir kariyer olduğunu düşünüyorum.
(I used to think no one should go into show biz, but now I feel differently. I now feel like it's a great career. If you can do it and make money at it and still not be so famous that you can have a normal life - then I think it's a great career.)
Bu alıntı eğlence endüstrisine ilişkin incelikli bir bakış açısını yansıtıyor. Başarı ile kişisel mahremiyet arasında bir denge kurma arzusunu vurguluyor ve normal bir yaşam tarzından ödün vermeden finansal istikrar sağlıyorsa gösteri dünyasının takdir edilebileceğini vurguluyor. Bireyin şöhretin mutlaka olumsuz bir durum olmadığını ancak kişisel refahını korumak için yönetilmesi gerektiğinin farkına vardığının altını çizer. Bu duygu, genellikle ünlü statüsünün getirdiği müdahaleci baskı olmadan tatmin edici bir kariyer arayan birçok kişide yankı buluyor ve endüstrinin değerinin, hem fırsat hem de kişisel özgürlük sunma yeteneğine bağlı olduğu fikrini destekliyor.