Mutluluğumuzun ya da mutsuzluğumuzun büyük bir kısmının koşullarımıza değil, huylarımıza bağlı olduğunu deneyimlerimden öğrendim.
(I've learned from experience that the greater part of our happiness or misery depends on our dispositions and not on our circumstances.)
Bu alıntı, genel mutluluğumuzu veya acımızı şekillendirmede içsel tavrımızın ve zihniyetimizin önemini vurguluyor. Dış koşulların, doğuştan gelen eğilimlerimizden ve yaşamdaki olaylara nasıl tepki vermeyi seçtiğimizden daha az ağırlık taşıdığını öne sürüyor. Olumlu ve dirençli bir bakış açısı geliştirmek, dış zorluklara bakılmaksızın duygusal sağlığımızı önemli ölçüde etkileyebilir. Bu bakış açısı, zihinsel ve duygusal durumlarımızı yönetmede kişisel sorumluluğu teşvik eder, büyümeyi, dayanıklılığı ve yaşamın iniş ve çıkışlarına proaktif bir yaklaşımı teşvik eder. Sonuçta mutluluk, kontrolümüz dışındaki dış faktörlerden ziyade, büyük ölçüde içsel eğilimlerimiz tarafından tanımlanır.