Bir dilek hakkım olsa 30'lu yıllarda doğup 50'li, 60'lı yıllarda genç olmak derdim. Olayları o zamanki halinden bu kadar uzak gördüğümde kalbim hızla çarpıyor. O adamları o kadar kıskanıyorum ki.
(If I had one wish, I would say to be born in the '30s and be young in the '50s and '60s. It hurts my racing heart when I see things so far from what it was back then. I envy those guys so much.)
Bu alıntı, geçmişte algılanan daha iyi veya daha özgün bir zamana duyulan derin bir nostaljiyi ve özlemi yansıtıyor. Konuşmacı, özellikle yarış ve belki de genel olarak yaşam bağlamında, 1950'ler ve 1960'larla ilişkilendirilen masumiyetin, heyecanın veya niteliklerin kaybolduğu duygusunu ifade ediyor. Bu tür duygular, bireyler belirli geleneklerin, değerlerin veya deneyimlerin zamanla nasıl kaybolduğunu gözlemlediğinde yaygındır. İnsanın nostaljisini ve geçmişi idealleştirme eğilimini vurguluyor, bazen geçmiş dönemlerin algılanan sadeliğini veya büyüklüğünü özlerken kusurlarını gözden kaçırıyor.