Tek başına bilge olmayı istemek büyük bir aptallıktır.
(It is great folly to wish to be wise all alone.)
Francois de La Rochefoucauld'un bu alıntısı bilgeliğin içkin toplumsal doğasına değiniyor. Yalnızken akıllı olmaya çalışmak, kolektif deneyim ve paylaşılan bilgi bağlamından çıkarıldığında bireysel zekanın sınırlarını vurgulayan 'büyük bir aptallık' olarak tanımlanıyor. Bilgelik genellikle çoklu bakış açılarının, içgörülerin ve eleştirilerin sentezini içerir. Yalnız bilgeliği dilemek, işbirliğinin, diyaloğun ve başkalarından öğrenmenin değerini gözden kaçırmaktır. En anlayışlı bireylerin bile farklı bakış açılarıyla etkileşime girmenin getirdiği zenginlikten yararlandığını hatırlatır. Üstelik alıntı, kişinin her şeyi bağımsız olarak bilebileceğine veya anlayabileceğine inanabileceği kibir veya entelektüel izolasyonculuğun ince bir eleştirisi olarak yorumlanabilir. Gerçek bilgelik, birikmiş gerçeklerden veya kişisel içgörüden daha fazlasıdır; alçakgönüllülüğü, açıklığı ve insani birbirimize bağlılığımızın kabulünü bünyesinde barındırır. Bu, bilginin konuşma ve paylaşılan deneyim yoluyla büyüyüp geliştiği fikrinin altını çiziyor. Pratik hayatta bu alıntı bizi bilgeliğe giden yolculuğumuzda topluluklar, akıl hocaları ve müttefikler aramaya teşvik ediyor. Büyümeyi engelleyebilecek ve muhakemeyi bulanıklaştırabilecek entelektüel yalnızlık tuzağına karşı uyarıda bulunur. Nihayetinde La Rochefoucauld bize bilgeliğin tek başına bir arayış değil, ilişki ve değişim yoluyla geliştirilen kolektif bir hazine olduğunu hatırlatır.