"İnsan Tanrı'yı yemedi; Tanrı insanı yedi". İnsanların ilahi olana hakim olmaya veya tüketmeye çalıştıkları geleneksel kavramın tersine çevrilmesini önerir. Bunun yerine, sonuçta daha yüksek güçler veya kader güçleri tarafından tüketilen ve varoluşsal gerçeklikler karşısında çaresizlik duygusunu gösteren insanlık olduğunu ima eder.
Bu fikir, güç ve kontrolün doğası hakkında bir yorum olarak da yorumlanabilir. Bu bağlamdaki 'Tanrı', potansiyellerini ve özgürlüklerini tüketen insan hayatına hakim olan baskıcı sistemleri veya ideolojileri temsil edebilir. Dick'in anlatısı genellikle gerçeklik, kimlik ve totaliterliğin etkisini araştırır ve bu alıntıyı kitaptaki bu altta yatan mesajların uygun bir kapsüllemesi haline getirir.