Kızım sanatsal şeyler yapmayı çok seviyor. Bir baba olarak onunla oynamayı seviyorum. Büyük kağıt bloklarını, parıltıyı ve diğer şeyleri kırıyoruz. Yapmayı sevdiği şeyi yapmaktan hoşlanıyor. Ben de bir şeyler yapmak istiyorum. Ben de onun aynı malzemelerini kullanmaya başladım; bir sürü boya kalemi, bir sürü ışıltı, karakalem, kurşun kalemler, keçeli kalemler ve yapıştırıcı.
(My daughter loves to do art stuff. As a father, I like to play with her. We break out the big pads of paper and the glitter and all the stuff. She likes to do what she likes to do. I want to do something, too. So I've just started using her same materials - a lot of crayons, a lot of sparkle, charcoal, pencils, markers and glue.)
Bu alıntı, ortak yaratıcılık eylemi aracılığıyla ebeveyn ile çocuk arasındaki bağı güzel bir şekilde vurguluyor. Birlikte sanatsal faaliyetlerde bulunmak yalnızca daha derin bir bağ ve anlayışı geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etmeyi ve özgüveni de teşvik eder. Babanın, kızıyla aynı sanat malzemelerini kullanarak katılmaya istekli olması, neşe, hayal gücü ve karşılıklı takdirle dolu bir alan yaratarak, kızıyla aynı seviyede bağlantı kurmaya yönelik anlamlı bir girişimin göstergesidir. Oyunun yalnızca çocuk oyunu olmadığını vurguluyor; nesiller arası uçurumları kapatan ve öğrenmeyi teşvik eden yaşamın hayati bir parçasıdır. Boya kalemi, parıltı, kömür ve keçeli kalemler gibi basit malzemelerin kullanımı, yaratıcılığın gösterişli veya pahalı araçlar gerektirmediğinin, yaratma eyleminin kendisiyle ilgili olduğunun hatırlatıcısıdır. Bu tür ortak sanat etkinlikleri, ince motor becerilerini geliştirebilir, yeniliğe ilham verebilir ve açık iletişim için bir ortam sağlayabilir. Anlık zevkin ötesinde, bu anlar kalıcı anılar oluşturabilir, merak, sabır ve kendini özgürce ifade etmenin önemini aşılayabilir. Aynı zamanda çocuğun çıkarlarına aktif olarak katılırken bağımsızlığı teşvik eden ebeveynliğin önemini de göstermektedir. Genel olarak alıntı, yaratıcı arayışlar yoluyla neşe ve bağlantı bulmanın evrensel deneyiminden bahsediyor ve bu anların hem gençlere hem de yaşlılara nasıl öğrettiğini, beslediğini ve ilham verdiğini vurguluyor.