Bütün çocukluğum yoksulluk içinde geçti. Benim için yoksulluk bir bakıma hayatımın ilk ilham kaynağıydı, yoksullar için bir şeyler yapma kararlılığıydı.
(My entire childhood was steeped in poverty. For me, poverty, in a way, was the first inspiration of my life, a commitment to do something for the poor.)
Bu alıntı, kişisel zorlukların motivasyon ve sosyal sorumluluk için nasıl güçlü bir katalizör görevi görebileceğini vurguluyor. Yoksulluğu ilk elden deneyimlemek çoğu zaman derin bir empati duygusunu ve olumlu değişim yaratma dürtüsünü körükler. Bize, sıkıntıların acı verici olsa da aynı zamanda bir güç ve amaç kaynağı olabileceğini, bireylere hayatlarını başkalarına yardım etmeye ve toplumda bir fark yaratmaya adama konusunda ilham verebileceğini hatırlatır.