Tüm önemli şeylerde, önce kararlar veren ve onları gerçekleştirdikten sonra rasyonelleştiren duygusal yaratıklarız.
(On all the important stuff, we are emotional creatures who make decisions first and rationalize them after the fact.)
"Büyük Kazan" da Scott Adams, karar verirken insanların öncelikle duygusal olduğunu savunuyor. İnsanların sadece mantığa veya gerçeklere güvenmek yerine, insanların genellikle duygularının ve duygularının seçimlerine rehberlik etmesine izin verdiğini ileri sürer. Bir karar verildikten sonra, karar alma sürecinde duygu ve akıl yürütme arasındaki karmaşık etkileşimi vurgulayarak ilk duygusal tepkilerini haklı çıkarmak için rasyonel açıklamalar oluştururlar.
Bu içgörü, insanların tamamen rasyonel varlıklar olduğu fikrine meydan okur ve duygusal etkilerin davranış üzerindeki anlamının önemini vurgular. Adams'ın perspektifi, etkili iknaların bu duygusal yönlerden yararlanması gerektiğini, çünkü soğuk, zor gerçekleri sunmaktan daha etkili olabileceğini düşündürmektedir. Nihayetinde, bu yaklaşım duyguların inançlarımızı ve kararlarımızı şekillendirmede oynadığı hayati rolün farkındadır.