Bir kişinin ailesi hayattaki en önemli şeydir. Ben olaya şöyle bakıyorum: Bir gün etrafım dört duvarla çevrili bir hastanede olacağım. Ve yanımda olacak tek kişi ailem olacak.
(One's family is the most important thing in life. I look at it this way: One of these days I'll be over in a hospital somewhere with four walls around me. And the only people who'll be with me will be my family.)
Bu alıntı ailenin hayatımızdaki derin önemini vurgulamaktadır. Sonunda en savunmasız anlarımızda rahatlık, arkadaşlık ve destek sağlayanların genellikle sevdiklerimiz olduğunu vurguluyor. Konuşmacı, maddi varlıkların, sosyal statünün veya başarıların zamanla kaybolabileceğini veya önemsiz hale gelebileceğini ancak aile bağlarının sağlam ve paha biçilmez kaldığını kabul ediyor. Bu bakış açısı bizi aile üyelerimize değer vermeye ve onlarla kaliteli zaman geçirmeye öncelik vermeye teşvik eder; bu ilişkilerin gerçek güç ve teselli kaynakları olduğunu kabul eder. Sadece ailenin bulunduğu bir hastanede olmanın hayali, fiziksel, duygusal ya da ruhsal olsun, en kritik anlarımızda ailemizin sığınağımız olduğu fikrinin altını dokunaklı bir şekilde vurguluyor. Sevgi ve akrabalığın insan deneyimi için temel olduğunu doğrulayarak, bu ilişkileri çok geç olmadan beslemek, takdir etmek ve geliştirmek için bir hatırlatma görevi görür. Sonuçta bu alıntı bizi sadece zor zamanlarda değil, anlamlı bir yaşamın temel bir unsuru olarak ailenin önemi üzerinde düşünmeye davet ediyor ve hayatın sonunda en önemli şeyin tanıdık yüzler ve bağlantılar olduğunu vurguluyor.