Bu dünyada zamanın iyileştirmediği hiçbir şey yoktur.
(There is nothing good in this world which time does not improve.)
Bu alıntı, zamanın yaraları iyileştirme, yanlış anlamaları netleştirme ve kusurlu durumları daha iyi durumlara dönüştürme konusunda doğuştan gelen bir kapasiteye sahip olduğuna dair iyimser inancı özetlemektedir. Zorluklar, kaos ya da kusurlar karşısında bile sabrın ve zamanın geçmesinin olumlu değişim yaratabileceğini öne sürüyor. Böyle bir bakış açısı bizi, zorlukların geçici olduğuna ve çoğu zaman zorlukların ardından büyümenin geldiğine güvenerek umutlu bir tutum benimsemeye davet eder. Bu fikir, insan deneyimlerinin dinamik olduğu fikriyle uyumludur; Bugün korkunç görünen şey, yarın değerli bir derse ya da uzak bir anıya dönüşebilir. Zor zamanlarda sabrın hayati bir erdem olduğunu vurgulayarak dayanıklılığı teşvik eder. Ek olarak, yaşamın evrimsel doğasını da yansıtır; insanlar, ilişkiler ve koşulların tümü, eğer yer ve özveri verilirse, zamanla gelişir ve gelişir. Kişisel yaşamlarımızda bu duygu, zor dönemlerde kararlılığa ilham verebilir ve bize aksaklıkların genellikle geçici olduğunu ve iyileştirmelerin zamanla mümkün olduğunu hatırlatır. Kültürel olarak, daha iyi bir geleceğe giden yollar olarak sabrı, dayanıklılığı ve umudu vurgulayan birçok gelenekte bulunan bilgeliği yansıtır. Genel olarak, zamanın geçmesinin olumlu dönüşümün bir aracı olduğunu bilerek, yaşamın doğal ilerleyiş sürecine olan inancınızı korumanız için nazik bir hatırlatma görevi görür.