Evet. Bu... aptalca... ne kadar... üzücü... sadece düşünmek bile öyle değil mi?" "Hiç de aptalca değil. Kendi zihnimizin içi var olan en korkutucu şeylerdir.
(Yes. Isn't it … silly … how … upsetting … just thinking can be?" "It's not silly at all. The insides of our own minds are the scariest things there are.)
Robin McKinley'in "Sunshine" adlı kitabında bir karakter, düşüncelerin rahatsız edici doğasını ve güçlü duyguları nasıl tetikleyebileceğini anlatıyor. Bu tefekkür, kendi zihnimizde yer alan ve dış tehditlerden daha korkutucu olabilen, sıklıkla gözden kaçırılan korkuyu vurgular. Konuşma, kişinin düşüncelerinden rahatsız olmasının önemsiz olmadığını; daha ziyade iç yaşamımızın refahımız üzerinde yapabileceği önemli etkiyi vurguluyor.
Diyalog, zihinsel manzaraların karmaşıklığı hakkında bir farkındalık anını yakalıyor. Kişinin düşüncelerinden kaynaklanan korku ve kaygının insan deneyiminin derin bir yönü olabileceğini kabul eder. Bu içgörü, iç gözlemin nasıl rahatsızlığa yol açabileceğine ışık tutuyor, iç çalkantılarıyla mücadele edenlerin duygularını doğruluyor ve okuyuculara korkularında yalnız olmadıklarını hatırlatıyor.