Bir Başkomutan'ın iki şeyi yapması gerekir. Bir; bize düşmanın kim olduğunu söyle. Ve iki; kazanmak için savaştığımızı varsayalım.
(A Commander-in-Chief needs to do two things. One - tell us who the enemy is. And two - say we are fighting to win.)
Bu alıntı, ulusal savunma ve askeri operasyonlardan sorumlu bir liderin temel sorumluluklarının altını çiziyor. Düşmanın tanımlanmasında netlik çok önemlidir; Tehdidin net bir şekilde anlaşılması olmadan kaynakları toplamak, öncelikleri değerlendirmek ve stratejiler geliştirmek zorlaşır. Bir Başkomutan, düşmanın kim veya ne olduğunu açıkça tanımladığında, hem silahlı kuvvetlere hem de ulusa birleşik bir talimat vermiş olur. Aynı derecede önemli olan kazanma kararlılığıdır; saflara güven, bağlılık ve amaç aşılamak. Hedefin zafer olduğunu söylemek moralin korunmasına yardımcı olur, çabayı motive eder ve rehaveti caydırır. Çatışma zamanlarında liderlik, şeffaflık ve güveni, meşruiyet ve aciliyet duygusunu güçlendiren nitelikleri gerektirir. Alıntı, etkili komuta etmenin hem stratejik açıklığa hem de sarsılmaz kararlılığa dayandığını etkili bir şekilde ortaya koyuyor. İster askeri ister diğer alanlarda olsun, liderliğin daha geniş kapsamında başarı genellikle şu unsurlara bağlıdır: hedeflerin açık bir şekilde anlaşılması ve kararlı bir zafer arayışı. Bu alanlarda başarısız olan liderler belirsizlik, moral bozukluğu ve sonuçta yenilgi riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bu nedenle, bu açıklama, en üst düzeydeki liderliğin hem vizyoner hem de iddialı olması gerektiğinin bir hatırlatıcısı olup, tehdidin doğası ve bunun üstesinden gelmeye yönelik sarsılmaz kararlılık hakkında açık bir mesaj vermektedir.