Ardor, n. Bilgisiz sevgiyi ayıran nitelik.
(Ardor, n. The quality that distinguishes love without knowledge.)
Ambrose Bierce'in bu sözü insan duyguları ve ilişkilerindeki büyüleyici bir paradoksa dikkat çekiyor. Genellikle tutkulu aşkla ilişkilendirilen şevk, bazen incelenmemiş veya saf duygulardan kaynaklanabilir. Bu yoğun sevginin her zaman anlayış veya aşinalık üzerine kurulmayacağı, daha ziyade ham duygu ve anlık çekim üzerine kurulabileceği fikrini yakalıyor. Bu kavram bizi aşkın doğası üzerine düşünmeye davet ediyor; derin bilgiden mi, yoksa diğerinin karmaşıklığının farkında olmayan tutkulu coşkudan mı doğduğunda daha anlamlıdır. Çoğu zaman insanlar, sevdikleri kişiyi gerçekten tanımadan, idealizm ya da fantezinin etkisiyle kendilerini şevkle sürüklenmiş halde bulurlar. Bu tür bir aşk canlandırıcı olsa da, aşinalık ve anlayıştan kaynaklanan istikrar ve derinlikten yoksun olabilir. Tersine, bilgi üzerine inşa edilen sevgi daha dayanıklı olma eğilimindedir, eşlerin birlikte büyümesine ve birbirlerinin kusurlarını ve erdemlerini anlamalarına olanak tanır. Ancak anlayıştan ayrılan tutku, gerçeğe dayanmadığı takdirde hayal kırıklığına ve hatta zarara da yol açabilir. Bierce'in kısa ama kışkırtıcı tanımı, şevkin iki ucu keskin bir kılıç olabileceğinin altını çiziyor; aşkın yoğun ama potansiyel olarak yüzeysel bir biçimi. Böyle bir yansıma, duygunun oynadığı güçlü rolü kapsamlı bir şekilde kabul eder ve bizi tutku ile bilgi arasında bir denge aramaya teşvik eder. Bu ayrımın farkına varmak, ilişkilerde daha düşünceli bir şekilde ilerlememize, tutku ateşini takdir etmemize ve bir yandan da salt duygudan ziyade anlayışa dayanan anlamlı bir bağlantı kurmaya çalışmamıza yardımcı olabilir.