'Times'da, her konudaki tüm gazeteciler aynı kuralları izliyordu ve aynı standartları karşılamaları gerekiyordu, bu yüzden moda yazarlığının bir balonun içinde olduğunu hiçbir zaman düşünmedim.
(At the 'Times,' all journalists on every subject followed the same rules and were supposed to meet the same standards, so I never really thought about fashion writing as being in a bubble.)
[Suzy Menkes] The Times gibi büyük bir yayında gazetecilik standartlarındaki tekdüzelik ve adaletin altını çiziyor. Onun sözleri, moda yazarlığının çoğunlukla izole edildiği veya daha geniş gazetecilik standartlarından ayrı görüldüğü yönünde bir perspektifi akla getiriyor, ancak kendisi kişisel olarak bunun aynı ilkelere eşit derecede tabi olduğunu düşünüyordu. Bu düşünce, katı kuralların bir niş alanı nasıl yükseltebileceğinin, onu ayrı bir yalıtılmış alan yerine daha büyük gazetecilik ekosisteminin bir parçası haline getirdiğinin altını çiziyor. Aynı zamanda bizi, profesyonel standartların gazetecilikteki farklı türlere veya uzmanlıklara ilişkin algıları nasıl etkileyebileceğini, farklı konularda saygı ve tutarlılığı nasıl geliştirebileceğini düşünmeye sevk ediyor.