Beyzbol hızla lehine büyüdü; alan olgunlaşmıştı. Amerika'nın canlı bir açık hava sporuna ihtiyacı vardı ve bu oyun ulusal mizaca tam olarak uyuyordu. Krikete özgü aktivite, dayanıklılık, cesaret ve beceri gibi tüm erkeksi nitelikleri gerektiriyordu ve heyecan verici özellikler açısından bu oyundan ölçülemeyecek kadar üstündü.
(Baseball grew rapidly in favor; the field was ripe. America needed a live outdoor sport, and this game exactly suited the national temperament. It required all the manly qualities of activity, endurance, pluck, and skill peculiar to cricket, and was immeasurably superior to that game in exciting features.)
Bu alıntı, beyzbolun popülaritesinin yükselişi sırasında nasıl Amerikan değerlerinin ve mizacının mükemmel bir yansıması olarak ortaya çıktığını vurguluyor. Aktivite, dayanıklılık, cesaret ve beceri gibi niteliklere yapılan vurgu, Amerikalıların hayran olduğu güç ve azim gibi kültürel ideallerle örtüşüyor. Dahası, kriketle karşılaştırıldığında beyzbolun yerel adaptasyonu vurgulanıyor ve bu da onu daha heyecanlı ve erişilebilir kılıyor. Sporun hızlı büyümesi, topluluk ruhunu besleyen ve bireysel yetenekleri sergileyen bir açık hava etkinliğine duyulan arzuyu ifade ediyor. Genel olarak beyzbol sadece bir oyun değildir; Amerikan kimliğinin derinlerine işlemiş, gücü ve rekabetçi ruhu simgeleyen kültürel bir olgudur.