Bir komedyen ve hicivci olarak tarafsız olmalısınız çünkü herkes adil bir oyundur. Önyargıyı bir kez gösterdiğinizde bunu kaybedersiniz.
(As a comedian and satirist you have to be neutral, because everyone's fair game. Once you show bias, you lose that.)
Alıntı, komedyenlerin ve hicivcilerin sanatlarında korumaları gereken hassas dengeyi vurguluyor. Rolleri genellikle toplumu, siyaseti ve bireyleri mizah yoluyla eleştirmeyi içerir; bu da adalet ve tarafsızlığı sağlamak için bir düzeyde tarafsızlık gerektirir. Bir hicivci veya komedyen önyargıyı ortaya çıkardığında, bu onların güvenilirliğini zayıflatabilir ve belki de kasıtsız olan etkilerini zayıflatabilir. Hicivi güçlü kılan şey, gerçekleri ortaya çıkarma ve iddialara meydan okuma yeteneğidir; ancak bu güç, algılanan nesnelliğe bağlıdır. Dinleyici partizanlık veya adaletsizlik hissederse mesajın reddedilme veya yanlış anlaşılma riski vardır. Bu alıntı, toplumun hem aynası hem de eleştirisi olduğu için hiciv bütünlüğünü korumak için tarafsızlığı korumanın önemi üzerine düşünmeye teşvik ediyor. Bir komedyen tarafsız kalarak, alay ettiği veya incelediği konulara kişisel olarak karışmadan hassas konularda gezinebilir. Dahası, tarafsızlık fikir eksikliği anlamına gelmez; daha ziyade farklı bakış açılarının disiplinli bir şekilde sunulmasını ve izleyicilerin kendi çıkarımlarını yapmasına olanak sağlar. Kışkırtıcı komedi ile yabancılaştırıcı komedi yaratmak arasındaki çizgi incedir ve bu denge, adalete yönelik vicdani bir bağlılığı gerektirir. Sonuç olarak alıntı, hicivin gücünün, önyargılı ya da taraf tutmadan iktidara ve toplumsal normlara meydan okuma yeteneğinde yattığının altını çiziyor; böylece bir yandan tebaasına saygıyı korurken bir yandan da sosyal yorum için etkili bir araç olarak hizmet etmesine olanak tanıyor.
---Bill Bailey---