'Bombay Velvet' benim en romantik filmim, benim 'Titanic'im veya 'Rüzgar Gibi Geçti'.
('Bombay Velvet' is my most romantic film, it's my 'Titanic' or 'Gone With The Wind.')
Ranbir Kapoor, 'Bombay Velvet' filmini 'Titanik' ve 'Rüzgar Gibi Geçti' gibi tarihteki en sevilen romantik filmlerden bazılarıyla karşılaştırıyor. Bu benzetme, onun işleriyle olan derin kişisel bağını ve gururunu ortaya koyuyor ve 'Bombay Velvet'i sadece bir proje olarak değil, romantizm ve duygunun mükemmel bir ifadesi olarak gördüğünü gösteriyor. Karşılaştırması bizi filmdeki romantik unsurları keşfetmeye davet ediyor; belki de filmin bu sinema klasikleriyle aynı düzeyde aşk, tutku ve duygusal derinlik temalarını kapsadığını ima ediyor. Bu ifade aynı zamanda aktörlerin ve film yapımcılarının projelerini genellikle kendi sanatsal kimliklerinin bir uzantısı olarak gördüklerini, bazen en ünlü eserlerinin zihinlerindeki kültürel etkisiyle eşleştiğini, hatta onu aştığını da vurguluyor. Alıntıdaki cesaret ve samimiyet, Kapoor'un romantik türe olan saygısını ve filmini ölümsüz klasikler düzeyine yükseltme arzusunu yansıtıyor. Dahası, kişisel deneyimin ve yaratıcı çabalardaki gururun önemine değiniyor ve bir sanatçının duygusal yatırımının, eserinin sinema tarihi içindeki yerini nasıl algıladığını şekillendirebileceğini vurguluyor. Bu tür açıklamalar aynı zamanda hem hayranlar hem de eleştirmenler arasında merak ve beklenti yaratmaya hizmet ederek 'Bombay Velvet'i anlamaya ve deneyimlemeye değer romantik bir başyapıt olarak konumlandırıyor. Kapoor'un sözleri, sadece kendi fikrini değil, aynı zamanda filmin Hint sinemasında romantizmin bir örneği olarak hatırlanması yönündeki arzusunu da ortaya koyuyor; çalışmalarını nesiller boyu milyonları etkileyen büyük romantik hikaye anlatımı geleneğiyle ilişkilendiriyor.