Bir ebeveynin ölümü, hazırlığımıza rağmen, gerçekten, yaşımıza rağmen, içimizin derinliklerini yerinden ettiğini, bizi şaşırtan ve uzun zaman önce yere gittiğini düşündüğümüz özgür anıları ve duyguları kesebilecek tepkileri ortaya koyduğunu yazdı.
(death of a parent, he wrote, despite our preparation, indeed, despite our age, dislodges things deep in us, sets off reactions that surprise us and that may cut free memories and feelings that we had thought gone to ground long ago.)
"Büyülü Düşünme Yılı" adlı kitabında Joan Didion, bir ebeveyni kaybetmenin derin etkisini yansıtıyor. Nasıl hazırlıklı hissettiğimize ya da kaç yaşında olduğumuza bakılmaksızın, böyle bir kayıpın beklenmedik duygu ve tepkileri nasıl uyandırabileceğini tartışıyor. Gömülü olduğuna ve artık alakalı olmadığına inandığımız derin oturmuş duygu ve anıları ortaya çıkarır.
Didion, sevilen birinin ölümünün iç dünyamızı bozabileceğini göstererek keder karmaşıklıklarını araştırıyor. Bu deneyim, uzun zamandır bastırılmış anılar ve duygular ortaya çıkarabilir, bize keder ve anmanın karmaşık ve çoğu zaman şaşırtıcı doğasını hatırlatır.