Sanatın geleceği var mı? Opera, tiyatro, müzik ve dans gibi performans türleri tüm dünyada gelişiyor ancak görsel sanatlar yaklaşık 40 yıldır yavaş yavaş geriliyor. 1970'lerin başında Pop Art'ın zayıflaması ve Minimalizmin doğuşundan bu yana resim veya heykel alanında derin etkiye sahip hiçbir büyük figür ortaya çıkmadı.
(Does art have a future? Performance genres like opera, theater, music and dance are thriving all over the world, but the visual arts have been in slow decline for nearly 40 years. No major figure of profound influence has emerged in painting or sculpture since the waning of Pop Art and the birth of Minimalism in the early 1970s.)
Alıntı, sanatın geleceği hakkında önemli bir soruyu gündeme getiriyor ve farklı sanatsal alanlar arasındaki gözle görülür farklılığa dikkat çekiyor. Opera, tiyatro, müzik ve dans gibi performans sanatlarının dünya çapında canlılık ve büyüme yaşadığı görülüyor; bu da bu formların çağdaş izleyicilerle ve kültürel alakayla güçlü bir bağ kurduğunu gösteriyor. Yakınlıkları, canlı doğaları ve dinamik katılımları, süregelen çekiciliğine katkıda bulunan faktörler olabilir. Tersine, resim, heykel ve diğer fiziksel araçları içeren görsel sanatlar son kırk yılda uzun süreli bir durgunluk veya gerileme döneminde olarak tasvir ediliyor. Pop Art ve Minimalizm'in zirve dönemlerinden sonra önemli figürlerin etkisinin azaldığından söz edilmesi, geleneksel görsel sanat formlarında çığır açan liderlik veya yenilikçilik konusunda algılanan boşluğu göstermektedir. Bu durum bizi dijital teknolojinin ortaya çıkışının, kültürel tüketimdeki değişimlerin ve değişen estetiğin bu eğilime katkıda bulunup bulunmadığını düşünmeye davet ediyor. Aynı zamanda görsel sanatların eskisinden daha az görünür veya daha parçalı yeni alanlara doğru evrilip evrilmediği konusunda da düşünmeye sevk ediyor. Ayrıca bu açıklama bizi sanat tarihinin nasıl ilerlediğini ve etkinin nasıl ölçüldüğünü analiz etmeye, gerçekten etkili figürlerin hâlâ ortaya çıkıp çıkmadığını veya sanatsal büyüklük paradigmalarının değişip değişmediğini sorgulamaya teşvik ediyor. Sanatın geleceği bu farklılıkların uzlaştırılmasına, yeni ortamların benimsenmesine ve tüm disiplinlerde yeniliğin teşvik edilmesine bağlı olabilir. Farklı türlerin kültürel bağlamlara ve toplumsal ihtiyaçlara göre gelişip söndüğünü kabul etmek, çağdaş sanatın karmaşık manzarasını takdir etmemize yardımcı olabilir.