Her ebeveyn, bir noktada, evini umuda açık tutmaktan başka yapacak hiçbir şeyi olmayan, geri dönmeyen müsrif çocuğun babasıdır.
(Every parent is at some time the father of the unreturned prodigal with nothing to do but keep his house open to hope.)
John Ciardi'nin sözleri, evrensel ebeveynlik deneyimiyle derinden yankı buluyor; ebeveynlerle çocukları arasındaki ilişkiyi tanımlayan sabır, inanç ve koşulsuz sevginin karışımını yansıtıyor. "Geri dönmeyen müsrif çocuk" imgesi, İncil'deki, evi terk eden ve bir süre deneme yanılma döneminden sonra pişmanlık duyarak geri dönen müsrif oğul hakkındaki benzetmeyi çağrıştırıyor. Ciardi, bu metaforu ebeveynlikle ilgili daha geniş bir gerçeği kapsayacak şekilde genişletiyor: Çocuğun yolculuğunun evin güvenliğinden veya onayından uzaklaştığı anlar vardır ve bu durumda ebeveyn, kontrol veya kesinlik yerine umuda güvenmek zorundadır.
Bu alıntı, koruma arzusu ile bağımsızlığa izin verme zorunluluğu arasında kalan ebeveynlerin katlandığı duygusal gerilimi dokunaklı bir şekilde yansıtıyor. "Umuda açık ev", kalıcı sevginin ve bağışlamanın güçlü bir simgesidir. Hayal kırıklıklarına veya kaybetme korkusuna rağmen, ebeveynin evinin bir sığınak olarak kaldığını ve çocuğun fiziksel veya mecazi olarak aile ve aidiyet ortamına geri dönüşünü sabırla beklediğini öne sürüyor.
Bu alıntıyı düşünmek bizi yalnızca ebeveyn rolünü değil aynı zamanda insan ilişkilerindeki güven ve dayanıklılık dinamiklerini de dikkate almaya davet ediyor. Savunmasızlığı, ayrılığın acısını ve zorluklar karşısında umudu korumak için gereken dayanıklılığı kabul eder. Ciardi'nin sözleri bize ebeveynliğin sürekli başarıyla ilgili olmadığını, kararlı bir varlıkla ilgili olduğunu, sonuç belirsiz olsa bile devam eden sevginin karmaşıklığını kucaklamakla ilgili olduğunu hatırlatıyor.