Tecrübe hata yapmaz. Sadece sizin yargılarınız, onun gücünün yetmediği şeyleri ondan bekleyerek yanılgıya düşer.
(Experience does not err. Only your judgments err by expecting from her what is not in her power.)
Bu alıntı, deneyim ile bizim ona ilişkin algılarımız arasındaki temel ayrımı vurgulamaktadır. Deneyim, bilgi ve karşılaşmaların birikimidir, kendi başına hata yapmayan olayların tarafsız bir deposudur. Bu deneyimi nasıl yorumladığımızda, yargıladığımızda veya ona nasıl güvendiğimizde hatalar meydana gelir. Çoğu zaman, deneyimlerimize yerine getiremeyecekleri beklentiler veya talepler yükleriz, bu da hayal kırıklığına veya yanlış anlamalara yol açar. Örneğin, birisi geçmişteki başarının gelecekteki sonuçları garantilediğini düşünebilir, ancak gerçek daha incelikli. Deneyimin doğası gereği tarafsız olduğunun kabul edilmesi, bireylere, yanlış beklentiler yüklemeden durumları daha objektif bir şekilde değerlendirme gücü verebilir. Bu anlayış alçakgönüllülüğü ve sabrı teşvik ederek her yeni karşılaşmadan daha açık bir şekilde öğrenmemizi sağlar. Aynı zamanda deneyimin gerçekten sunduğu şey ile ondan hatalı olarak beklediğimiz şey (kesinlik veya belirli sonuçlar gibi) arasında ayrım yapmamızı da teşvik eder. Bu ifade bize hataların deneyimlerimizde değil, yargılarımızda yattığını hatırlatır. Gerçekçi beklentiler ve derinlemesine düşünme sanatında ustalaşarak anlayışımızı derinleştirebilir ve gereksiz hayal kırıklıklarını azaltabiliriz. Bu zihniyet özellikle kişisel gelişim ve karar vermede değerlidir. Deneyimin yalnızca ham maddeyi sağladığını ve yorumumuzun onun değerini şekillendirdiğini kabul ettiğimizde, daha dikkatli ve uyum sağlayabilen öğrenenler haline geliriz. Böyle bir farkındalık, her karşılaşmayı olmasını istediğimiz gibi değil, gerçekte olduğu gibi değerlendirdiğimiz, hayata karşı daha dirençli ve bilge bir yaklaşıma yol açabilir.