Benim için 'Gel ve Gör', milyonlarca kilometre farkla savaşla ilgili şimdiye kadar yapılmış en iyi filmdir. Herkese izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum, teşvik ediyorum ve uyguluyorum.
(For me, 'Come and See' is, by a million miles, the best film about war that has ever been made. I would highly recommend, encourage and enforce anyone to watch it.)
Alıntı, genellikle savaşın acımasız gerçeklerinin güçlü ve gözü kara bir tasviri olarak kabul edilen 'Gel ve Gör' filmine duyulan derin hayranlığı yansıtıyor. Tutkulu destek, bu filmin izleyiciler üzerinde yaratabileceği dönüştürücü etkiyi vurguluyor ve hem askerlerin hem de sivillerin yaşadığı dehşetlere içten bir bakış sunuyor. Savaşın gerçekleriyle sanat aracılığıyla yüzleşmenin, empatiyi, anlayışı ve düşünmeyi geliştirmenin öneminin altını çiziyor. Böyle bir filmi izlemek algılara meydan okuyabilir, güçlü duygular uyandırabilir ve belki de çatışmanın getirdiği maliyetler konusunda daha derin bir farkındalığa ilham verebilir. Konuşmacının izleyicilere filmi izlemelerini tavsiye etme, cesaretlendirme ve hatta zorlama konusundaki vurgusu, bu filmin mutlaka izlenmesi gerektiğine, yani kimsenin kaçırmaması gereken eğitici bir deneyim olması gerektiğine dair inancı ifade ediyor. Aynı zamanda savaşın insanlık üzerinde yarattığı yıkıcı sonuçlara ışık tutarak kalıcı bir izlenim yaratma kapasitesine de işaret ediyor. Daha geniş anlamda bu alıntı, sinemanın gücünü sadece eğlence olarak değil aynı zamanda eğitim ve savunuculuk için hayati bir araç olarak ifade ediyor ve bize tarihsel ve insani acıların dürüst tasvirinin önemini hatırlatıyor. İnsanları savaş ve barış hakkında gerekli konuşmaları zorlayan, eğiten ve kışkırtan sanat eserlerini aramaya teşvik eder. Bu tür filmler, kolektif hafızayı koruyan ve daha empatik ve bilgili bir toplumu teşvik eden hayati kültürel eserler olarak hizmet ediyor.