Stand-up'ımın her zaman sadece bir gösteri gibi değil, sanki birisiyle bir saatliğine takılıyormuşsunuz gibi hissettirmesini istedim. Sadece konuşmayı seviyorum.
(I always wanted my stand-up to feel like not just a show, but like you're hanging out with someone for an hour. I like to just talk.)
Bu alıntı, sanatçının komedisinde samimi ve bağ kurulabilir bir atmosfer yaratma arzusunu vurguluyor. Seyircinin bir performansa katılmak yerine bir arkadaşlarıyla takılıyormuş gibi hissetmesini sağlayarak gerçek bağlantıyı ve özgünlüğü teşvik eder. Bu yaklaşım, şakaların daha kişisel ve ilgi çekici olmasını sağlayarak izleyicileri komedyeni cana yakın ve samimi görmeye teşvik edebilir. Stand-up'ta özgünlüğün ve konuşma tarzının öneminin altını çizerek, tipik sanatçı-seyirci bariyerini yıkmayı ve topluluk duygusunu geliştirmeyi amaçlıyor.