Ben dindar biri değilim ama maneviyatım var. Ama suçluluk gibi şeylere inanmıyorum.
(I am not a religious person, but I am spiritual. But I don't believe in things like guilt.)
Bu alıntı maneviyat ve din üzerine incelikli bir bakış açısını vurguluyor. Bu, kişinin organize dini doktrinlere bağlı kalmadan daha yüksek veya aşkın bir şeyle bağlantı hissedebileceğini öne sürüyor. Çoğunlukla dini uygulamalarla ilişkilendirilen suçluluk duygusunun reddedilmesi, manevi refahın yükümlülük veya utanç duygularına dayanmadığına dair kişisel bir duruşa işaret eder. Toplumsal veya kurumsal beklentilerin üzerinde kişisel inançları vurgulayarak, bireyin geleneksel dini çerçevelerin dışında içsel uyum ve özgünlük arayışını yansıtır.