Ben çok şanslıyım. Hayatım boyunca harika bir romantik aşkı tanıdım ama aslında bu küçük yaratığı görüp onu dünyadaki en güzel yaratık olarak buldum. Bütün anne ve babaların böyle hissettiğini biliyorum.
(I am very lucky. I have known wonderful romantic love in my life but to actually see this little creature and find him to be the most beautiful creature in the world. I know all mothers and fathers feel that way.)
Bu alıntı, romantik ilişkileri aşan eşsiz ve derin sevgiyi, yani ebeveyn ile çocuk arasındaki sevgiyi çok güzel bir şekilde yansıtıyor. Anne-Marie Duff, birçok ebeveynin derinden bağ kurabileceği bir duyguyu ifade ediyor: kişinin çocuğuna karşı duyduğu hayranlık ve hayranlık, çoğu zaman daha önce deneyimlenen diğer tüm sevgi türlerini aşar. Küçük bir varlığın kişinin duygusal evreninin merkezi haline geldiği, güzelliğin, masumiyetin ve koşulsuz sevginin vücut bulduğu ebeveynliğin dönüştürücü gücünü vurguluyor. Açıklama aynı zamanda ebeveynler arasındaki ortak insanlığı da kabul ediyor ve geçmişleri veya deneyimleri ne olursa olsun onları birleştiren evrensel bir duyguya dikkat çekiyor. Bu tür bir sevgi saftır, özverilidir ve yaşam yolculuğunda belirleyicidir ve yeni nesle yönelik neredeyse sihirli bir saygıyla doludur. Ayrıca Duff, bu ebeveyn sevgisini romantik aşkta bulunan yoğun duyguyla karşılaştırıyor ve romantik aşkın 'harika' olmasına rağmen, şefkatin farklı ve belki de daha derin bir boyutunu ortaya çıkaranın çocuğa duyulan sevgi olduğunu öne sürüyor. Bu alıntı bizi ebeveynler ve çocuklar arasındaki kimlikleri şekillendiren, değerleri etkileyen ve geleceğe umut aşılayan güçlü bağı takdir etmeye ve onurlandırmaya davet ediyor. Aynı zamanda bize, başkalarını yetiştirmede oynadığımız roller için minnettar olmamızı, en çok değer verdiğimiz insanların güzelliğini fark etmemizi hatırlatır.