Aslında draft sırasında uyuyakalmışım. Uyandım ve 48 numaradan seçildim. Hangi numaradan seçildiğimi bile bilmiyordum.
(I fell asleep during the draft, actually. I woke up, and I was picked No. 48. I didn't even know what number I was picked.)
[Bu alıntı, sporda draftların öngörülemeyen ve genellikle rahat doğasını vurgulamaktadır. Bazen sporcuların, gelecekleri gerçekleşene kadar belirsizlik içinde oldukları fikrinin altını çizerek, tevazu ve heyecanın bir karışımını yansıtıyor. Ayrıca sürprizlerin ve belirsizliklerin başarıya giden yolculuğun bir parçası olduğunu göstererek bize koşullar ne olursa olsun sabırlı ve hazırlıklı kalmamızı hatırlatır. Böyle anlar, öngörülemeyen koşullar altında alçakgönüllülük ve dayanıklılık konusunda değerli dersler olarak hizmet edebilir.]