Bir şeyleri nasıl yaratacağımı ve insanlara hissettireceğimi biliyorum. Dürüst olmak gerekirse, eğer bunu yapmasaydım, New Mexico'da asgari ücretli bir işim olurdu ve hafta sonları dışarı çıkıp sigortamı ve birkaç biraya yetecek kadar para kazanırdım ve hepsi bu.
(I know how to create and make people feel something. Honestly, if I didn't do this, I would just have some minimum-wage job in New Mexico, and I would go out on the weekends and make just enough money to pay my insurance and pay for a couple beers, and that would be it.)
Bu alıntı kişinin hayatında tutkunun ve amacın önemini ortaya koymaktadır. Konuşmacı, onların çalışmaları aracılığıyla duyguları uyandırma ve başkalarıyla bağlantı kurma yeteneklerini takdir ediyor; bu tür yaratıcı katılımın, tutkudan yoksun sıradan bir işin sağlayamayacağı tatmini getirdiğini öne sürüyor. Kişinin sevdiği şeyi yapmanın günlük yaşamı nasıl yükselttiğini ve finansal boyutun ötesinde bir anlam duygusu sağladığını vurgular. Yansıma, kişinin yeteneklerini benimsemesini ve hem kişisel hem de sosyal olarak fark yaratan tutkuların peşinden gitmesini teşvik eder.