Herhangi bir inanç topluluğunun üyesi değilim ve inancın, bireylerin özel yaşamlarında ele alması gereken son derece kişisel bir konu olduğunu düşünüyorum.
(I'm not a member of any faith community, and I think faith is a deeply personal issue that individuals should deal with in their private lives.)
Bu alıntı, inanç meseleleri söz konusu olduğunda kişisel özerkliğin ve mahremiyetin öneminin altını çiziyor. Bireysel tercihlere saygıyı vurguluyor ve maneviyatın mutlaka kurumsal katılım gerektirmeyen kişisel bir yolculuk olduğunu öne sürüyor. Böyle bir bakış açısı, bir kabul ortamını teşvik eder ve inançların çeşitliliğini kabul ederek, inancın toplumsal bir yükümlülükten ziyade özel bir mesele olduğunu vurgular. Ayrıca başkalarının kişisel inançlarıyla ilgili sınırlarına saygı duymayı teşvik ederek daha kapsayıcı bir toplumu teşvik eder.