Şiddetsizlik kültürünün, yoksulluğun kabul edilemez olduğu, ırkçılığın çok arkamızda kaldığı ve sık sık uğraşmamız gereken bir şey olmadığı ve militarizm ve şiddetin neredeyse yok olacak kadar azaldığı bir durumun yaratılmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.
(I think a culture of nonviolence will help create the condition where poverty is unacceptable, where racism is way behind us and not something that we have to deal with on a frequent basis, and where militarism and violence are reduced almost to be nonexistent.)
Bu alıntı, şiddetsizlik kültürünü geliştirmenin toplum üzerinde yaratabileceği derin etkinin altını çiziyor. Anlayışı, şefkati ve çatışmaların barışçıl çözümünü teşvik ederek yoksulluk ve ırkçılık gibi temel sosyal sorunları daha etkili bir şekilde ele alabiliriz. Militarizmin ve şiddetin en aza indirildiği bir dünya vizyonu umut veriyor ve adalet ve eşitlik yönünde kolektif çabaların önemini vurguluyor. Böyle bir kültürün inşası, insan onurunu ve barış içinde bir arada yaşamayı ön planda tutan değerlere ısrarlı bir bağlılığı gerektirir ve sonuçta daha uyumlu ve adil bir toplumun yolunu açar.