Lisede sorun çıkarıyordum ve beni durdurup geçmem için tiyatroya verdiler ve sonunda bir Shakespeare yarışmasını kazandım. Tek yapmam gereken insanları düzgün bir şekilde taklit etmekti ve 16 yaşımdayken finallere gittim.
(I was causing trouble in high school, and in order to get me to stop and to pass, they put me into theater, and I ended up winning a Shakespeare competition. All I had to do was imitate people properly, and I ended up going to the finals when I was about 16.)
Bu alıntı, kişinin kendi nişini veya tutkusunu bulmanın dönüştürücü gücünü vurguluyor. Bir bireyin yıkıcı davranışlarının tiyatro ve oyunculuk gibi yapıcı ve ödüllendirici uğraşlara nasıl yönlendirilebileceğini gösteriyor. Başkalarını taklit etme yeteneği, başarıya açılan bir kapı haline geldi ve bazen yaramazlık gibi görünen şeyin, yeteneğin kılık değiştirmiş farklı bir biçimi olabileceğini ortaya çıkardı. Aynı zamanda potansiyelin ortaya çıkarılmasında teşvik ve fırsatların önemini vurgulayarak, erken dönemdeki ilgi ve güçlü yönlerin önemli başarılara ve kendini keşfetmeye yol açabileceğini gösterir.